10 Ağustos 2009 Pazartesi

War Stories (Vol. I)

Biraz uzun bir intro olmuş ama ilk, affedin.

Küçüktük, tv tek kanallı, gazeteler daha ince ve sadece dış tabaka renkliydi. Biz de çizgi roman okurduk. Çizgi film neydi ki o dönemde. Hafta içi sabah (sabahçıydım hep) 1 saat , pazar saat 7 de Robotek ( bildiğin macross canım ) ardına Yedi Renkli Çiçek(!) gibi kız dizileri ve sonrasında 1 saatlikçizgi sinema. Ardından da Western!

O zamanlar neler okurduk? Conan, Texas&Tommiks, Phantom vs yanında Milliyet Çocuk, Tercuman Çocuk bir de üstüne Gır Gır, Fırt... Avanak Avni, Utanmaz Adam...

Sonra interStar geldi, Kaptan Mağara Adamı ile. yanında da Ahmet Özal ile Cem Uzan, Scooby doo niyetine... Zamanla unuttuk bunları, bir Limon kaldı sonra Leman daha sonra da şimdi ki ıvır zıvırlar. Onları da bırakalı on yıl oluyor...

Bıraktık okumayı çizgi romanları ve sonra, Emre sağolsun, başladık yine. Önce DMZ, sonra Top Ten, daha sonra da Fixer. Şimdi de elimde War Stories ve 100 Bullets var. Sırada ise Y : The Last Man. Ama ben size War Stories'den bahsedeceğim. Diğerleri zaman oldukca...

---

Bir gün, Emre'nin yeni ürünü Yürüyen Ölüler' (Walking Deads) in tanıtım partisi için, GON'a uğrayıp zaman geçirirken daha stoklara girilmemişler arasında gördüm onu. İlk görüşte aşk! ama naz yaptı biraz, stoklara girip de elime geçmesi 1 gün aldı. Artık benim!

War Stories Vol.1 tam benim için sanki. Hevesle bir şeyler okumak isteyen ve 2. Dünya Savaşına hayran biri olarak hemen başladım okumaya. Gün itibari ile de bitti. Kısaca;

War Stories Vol 1 , 4 hikayeden oluşuyor. 240 sayfa. Klasik boyut, klasik kayğıt, renkli...

Hepsi biraz tanıdık benim için. Yıllar önce bir şekilde edindiğim Baskan Yayınları'nın Savaş Romanları serisi gibi. Zaman ve cepheler , tanklar ve destroyerler, mekanlar ve generaller... Tahmin etmişsinizdir, hemen içine gömüldüm zamanın. Üstüne bir Das Boot ve Band of Brothers'ın Bastogne dönemi bölümleri de izlerim şimdi...


Neyse ilk öykü Johann's Tiger... Bir alman Tiger'ı (Big Max) ve onun mürettebatını konu alıyor. Tiger'ın heybetini görüyorsunuz, tabi Ruslar'a karşı. Amerikalılar happy ending...

Sonra D-Day Dodgers. Italya'daki Irlandal'lar arasında, bıkmış komutan eşliğinde. Sonunda Ballad of the D-Day Dodgers eşliğinde harika canlandırılmış sahneler. Ve aksanlı konuşmaları sökmek bile keyifli.

Screaming Eagles.. En tanıtık hikaye de bu... Saving Private Ryan ve Band of Brothers'da adı geçen 101inci Hava İndirme içinde bir öykü. Biraz farklı tabi... "I don't mind the war. But I hate the fucking army" quotesi yeterlidir sanırım konuyu anlatmaya...

Sonuncu ise Nigtingale... Bu sefer denize açılıyoruz. Önce bir kuzey deniz fırtınasının depresyonunu yaşıyorsunuz, harika çizimler ile sonra da U-boat saldırısındaki bir destek filosunun yokoluşunu ve Tirpitz... Adının geçmesi bile heyecanlandırıyor beni. Bishmark'ın kız kardeşi. Alman harikaları.


Evet, Emre! Vol 2' yi bekliyoruz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder