30 Ağustos 2009 Pazar

This is the last song... This is The Last Time...

Ne zaman bu müziği dinlemeye başladım ve ne zamandan beri bu rocker konseptine büründüm bilmiyorum ama son bir kaç yıldır iPod'umun %20 sinden azı rock genre'sine dahil müziklerden oluşacak şekilde bir değişime girdim.

İlk başta, bu müzikte ilk dinlediklerimi hatırlamakta zorluk çeksem de, sonrasında jazz-rock genre'si ile trt ekranlarında efsaneleştirilmiş Joe Cocker ile başladı sanırım. Belki de babamın genlerinden gelen 68 ruhu Joe Cocker ile tetiklendi ama 68 ruhundan bana geçen sadece o kadar... Hatta bırakın 60 ları, 70'lerden bile hayatıma giren bir Ronnie James Dio vardır, ki o da Dio olarak... (Yeah Holy Diver!!!)

Neyse Joe Cocker sonrası, 93 yılının muhteşem trafiğinde Brian Adams, Guns'n Roses ve Metallica sonrası gelişen rocker konseptim, 90 ların sonunda Amorphis ve Dark Tranquillity'yi bulan bir müzik zevki ile beynen olmasa da fiziken olgunlaştım. Tabii o dönemde tanıdığım daha onlarca grup vardı ama Paradise Lost, Tea Party gibi gruplar sonraki 10 yılımda değişmeyen, çoğu zaman playlist'in bir kenarında, kimi zaman da harddisk'in ikinci partition'ının alt klasörlerinde yer alan isimler oldu.

Bu yaz ise o dönemi sonlandırmak için güzel bir fırsat geçti elime. Paradise lost ve Faith No More gibi isimlerin konserleri ile güzel bir veda olabilirdi. Hatta Paradise Lost'un çoğu konserinin bitiriş şarkısı olan ve Evolve albümündeki live kaydın son şarkısında dillendirilen anons da ne güzel gider diye düşünmüyordum:

"This is the last song, this is 'The Last Time'"...

Sonra The Last Time girer ve yazılar akmaya başlar. Hayatımın 15 yılında bir şekilde dinlediğim, hissettiğim duygulara refere ettiğim ve her dinlediğimde yine aynı duyguları hissettiğim müziğe bu şarkı ile veda edebileceğimi umuyordum.

Ama olmadı... Paradise Lost The Last Time ile bitirmedi ve ben de bitmedim. Bitemedim.
Paradise lost last time ile bitirmedi ve ben de bitmedim. Öngörüleri güçlü biri olarak, yanıldım.

Evet, Paradise Lost bana bir şey öğretti. Hayat, kanıtlar ne olursa olsun, benim öngördüğüm gibi gitmiyor. Umarım, diğer öngörülerimde de böyle olur ve yanılırım. Umarım, konser sırasında hissettiğim duygular ve yaşadığım anlar The Last Time'da olduğu gibi değil de , bir not ile aydınlık bir geleceği öngörür ve ben, yine, yanılırım:

"Hearts beating... Heats beating... NOT for the last time..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder